Artan Faiz Yükünü Kimler Taşıyacak?

Doların ani yükselişi sonrasında adım atmak zorunda kalan Merkez Bankası faiz artırımına gitmek zorunda kaldı. Bu faiz artırımı sonrasında gelişen ekonomik olaylar ile faizin yükünü taşıyacak olan sektörün etkilenmemesi mümkün değil. Artan faiz yükünü kimler hangi ölçülerde taşıyacak, yapılan artırımın faydası hangi ölçülerde olacak?

Öncelikle Faiz Nedir?

Finans kuruluşlarını oluşturan bankaların gerçek ve tüzel kişilikleri süreli olarak borç karşılığı verilen paralardan alınan kâr oranını bizler kısaca faiz olarak tanımlıyoruz. Bir bakıma bankalar bizlere para karşılığı para satıyor yada verdikleri paraları kiralıyor dememiz de yanlış olmaz sanıyorum. Ekonomi piyasasının seyrini değiştiren, en büyük etkiyi sağlayan faiz ve faiz oranları Merkez Bankasının atmış olduğu adımlar ve ekonomik politikalar nedeniyle belirleniyor ve tüm reel piyasayı etkiliyor.

Faizi iki çeşitli olarak tanımlamamız doğru olacak. Birincisi finans kuruluşlarınca belirlenen ve ilan edilen nominal faiz oranı diğeri ise belirlenen enflasyon rakamlarına göre düzenlenen ve belirlenen reel faiz oranıdır. Genel olarak yıllık olarak hesaplanan faiz oranları yıl içerisinde gelişen olaylar neticesinde değiştirilebiliyor.

Faiz Oranları Nasıl Belirlenir?

Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de faiz oranları Merkez Bankası tarafından belirleniyor. Burada faiz oranı belirlenmesindeki en büyük kriter enflasyon. Ülkemizde de enflasyonun yüksek olması nedeniyle faiz oranları da bu durumdan etkilenmektedir. Bonolar ve mevduat faizleri eşliğinde merkez bankası oluşan durumlara göre bankalara borç para verirken yine oluşabilecekler nedeniyle borç para alabiliyor. Yatırımların artırılması ve üretimin yükseltilmesi için faiz oranlarının indirilmesi gerekir ki oluşan enflasyon rakamları bu indirimin önüne geçebiliyor. Faizin inmesi sonucunda yatırımlar artar, yatırımlarla birlikte işsizlik rakamları azalır, üretimler artar ve ekonomi genişleyici bir tavır almaya başlar.

En Çok Bankalar Etkilenecek?

Tüketicinin genel kanısı artan faizler ile birlikte bankaların kazançların arttığı yönünde. Bu şekilde düşünmek mantıklı olabilir fakat bankaların da artan faizlerden etkilenmediğini söylememiz zor. Hiçbir sektör için kolay olmadığı gibi faiz artışları bankalar için de kolay değil. Çünkü hızlı artan döviz kurları ile Merkez Bankasının hızlı bir şekilde aniden tepki vermesi, faizleri artırması gibi yollara başvurmasına rağmen bankalar bu artırımı anında uygulamaya gidemiyorlar. Yani artan faizler ile mevduat faizleri de ona entegreli olarak artması gerekirken bankalar zaman içerisinde bu artırıma gitmek zorunda kalıyor.

Bir ikincisi bankalar uzun vadeler ile verdikleri kredilerin geri ödemelerini aynı vadelerde yapılması taraftarı. Fakat tüketiciler uzun vadelerde aldıkları kredileri bu uzun dönem içerisinde düşen faizler eşliğinde yapılandırma yoluna gitmesi bankaların zarar hanesine yazılıyor. Gerçek ve tüzel kişilikler kendilerine ait olmayan, bankalardan alacakları kredileri kullanırken bu kredilere faiz ödemesi gerçekleştiriyor. Fonlama denilen bu sistem bankacılık sektörü içinde geçerli ve bankalar için bu fonlama vadesi 40-45 gün gibi kısa sürelerde iken tüketiciler almış oldukları kredilerin vadesini 12 yıla kadar çıkarabiliyor. Bu durum da bankalara ayrıca bir risk doğurmuş oluyor.

Bankaları En Çok Etkileyen Batık Krediler

Ani faiz artırımları ile kısa süreli baskı altına giren bankaların en çok şikayet ettikleri husus vermiş oldukları kredilerin geri dönüşünün olmaması. Batık kredi olarak adlandırılan bu kredilerin bankalara vermiş oldukları zarar oldukça yüksek. Bu nedenle bankalar alacaklarını varlık yönetimlerine çok düşük tutarlar üzerinden satmak zorunda kalıyor. Artan kur seviyelerinin de batık kredi oranlarını yükselttiğini söylersek bu durumda yanlış olmaz sanıyorum. Artan faizler ile döviz kurlarının yükselişi demek bir anlamda batık kredilerin artması denilebilir. Bankaların bu durumdan olumsuz etkilenmesi mümkün.

Artan Faizler Şirketlere de Yaramıyor

Faaliyette bulunan reel şirketler maliyetlerini karşılamak üzere uzun soluklu olarak bankalardan finans kaynağı kullanmak zorunda kalabiliyor. Bu finans kaynaklarını kullanım sonrası maliyetler şirketler için artıyor. Maliyetleri artıran diğer unsurlar ise artan faiz, artan enflasyon. Ekonomide yükselen rakamlan neticesinde şirketlerde maliyetleri karşılamak ve olan kârlarını artırma çabası içerisinde bu maliyetleri mecburen tüketiciye yansıtmak zorunda kalıyor. Bu artırımları geçmişte yaşamıştık ve sürekli de yaşayacağız.

Öte yandan yeni kurulum çabası içerisinde olan girişimcilerin başvuracakları noktalar elbette bankalar. Bankalardan alacağı destek ile girişimci olacaklara kötü haber faiz artırımları ile geliyor. Çünkü alacakları kredilere ödeyecekleri faiz oranları da yükselmiş olacağından bu yatırımcılara bir engel konumunda. Yükselen faizler yatırımların yapılmasını geciktirdiği gibi bazı durumlarda rafa kaldırılmış bile olabiliyor.

En Çok Faiz Yükü Tüketiciye Yansıyor

Türkiye ekonomisindeki artan enflasyon, beraberinde yükselttiği döviz kurları ve faiz ile birlikte en çok ağırlığını tüketiciye veriyor. Milyonlarca kredi borçlusu konumunda bulunan tüketiciler zaman içerisinde ödeyemedikleri kredileri de ekleyerek yeniden yapılandırma yoluna gidiyor ki, bu yapılandırmayı büyük şirketlerde finans gündemine almak zorunda kalabiliyor. Artan kredi faizleri beraberinde kredi kartı faizlerini de yükseltiyor ki, milyonlarca kart kullanıcısı bu durumdan etkilenmek zorunda kalıyor.

Kredi ve kredi ürünlerini kullanmak arz talep meselesi haline geldi. Zorunlu olarak bu yola başvuran tüketiciler bu durumdan bir hayli şikayetçi olmasına rağmen en küçük alışverişlerinde yine kart kullanımından vazgeçmemesi de büyük bir gerçek. Cebinde para olsa bile kart ile harcama yapılması hangi psikoloji dalında incelenir bilemem ama mevcut bakiyesini kullanmak yerine borçlanmaya gidilmesi ve bu işlemi çok sayıda tüketicinin gerçekleştiriyor olması büyük endişe verici.

Sonuç olarak artan enflasyon, faizler, döviz kurları ve altın fiyatlarının altında en çok yükü vatandaşlar olarak tüketiciler taşımak zorunda kalıyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ